‘Türkiye’de evimde gibiyim’

2 Yaka Bir İsmail’ dizisinin Yunan oyuncuları ‘Türkiye’de evimizde gibiyiz’ diyor.

Ege’nin iki yakasına uzanan, çekimlerinin Midilli ve Ayvalık’ta yapıldığı ‘2 Yaka Bir İsmail’ dizisinin Yunan oyuncuları: «Türkiye’de evimizde gibiyiz.»

“Görüyorsun, biz aynıyız. Daha ne diyeyim ki sana”, “Din dışında yok farkımız”, “Garip gelecek ama sanki evimizde gibiyiz, o kadar rahatız”… Böyle diyor, ‘2 Yaka Bir İsmail’in Yunan oyuncuları. Pazar günleri yayımlanan diziye denk gelmişsinizdir muhakkak. Yine de henüz bilmeyenler için kısa bir özet geçelim.

‘2 Yaka Bir İsmail’, Türk ve Yunan oyuncuların birlikte rol aldığı bir dizi ve tıpkı ‘Yabancı Damat’ta olduğu gibi Ege’nin iki yakasında geçiyor. Başrolde balıkçı İsmail olarak izlediğimiz Erdal Özyağcılar var, çekimler Midilli ve Ayvalık’ta yapılıyor. İsmail’in geçirdiği geçici hafıza kaybının doğurduğu sonuçları işleyen dizi Cunda’nın birbirinden güzel sokaklarından birinde çekiliyor.

Eleni Filini, Keti Papanika, Manolis Sormainis, Mikos Mavrakis, Giannis Hatzigeorgiou ve Georgina Liossi. Farklı yaşlardan bu yedi oyuncu, aynı noktada birleşiyor: “Burada mutluyuz.” Dizinin ana kahramanlarından Kaliope’yi canlandıran Eleni Filini mesela. Türkiye’de sanki kendi ülkesindeymiş gibi rahat hissettiğini söyleyerek başlıyor söze. Bunun nedenini de Türklerin ve Yunanların aynı olmasına bağlıyor. Filini, kendi ülkesinde düzenli olarak sahneye çıkıp şarkı söylüyormuş. Dizi nedeniyle programına ara vermiş.

Her ne kadar ilerleyen zamanlarda iki sinema filmi çekecek olsa da şimdilik tiyatro da yapamıyor. “Ama” diyor, “ben bunu sorun etmiyorum, çünkü burada evimde gibiyim ve keyfim yerinde”.

Kaliope’nin annesi rolünde izlediğimiz Keti Papanika ise ülkesinin ünlü tiyatrocularından, aynı zamanda konservatuvarda eğitmen. Kesinlikle nevi şahsına münhasır biri. ‘Üzerinden tirat akıyor’ desek yeri. Sette ardı ardına bir İtalyanca, bir Almanca dörtlükler patlatıveriyor. Papanika, birçok ülkede tiyatro yapmış, “Yahu” diyor, “dünyanın birçok yerinde sahneye çıktım, hemen yanı başımdaki komşum gelmiş beni bulmuş, nasıl oynamam? Sanat insanları birleştiriyor, görüyorsun. İnsanlar birbirlerini tanıdıkça severler. Bence bizim dizimiz bizi birbirimize anlatıyor, böylelikle birbirimizi daha çok sevmeyi öğreniyoruz”.

‘2 Yaka Bir İsmail’de oynadığı için çok mutlu olduğunu ve Türkiye’de çok güzel yerler gördüğünü sohbetimiz sırasında sık sık dile getiren Papanika, “En güzel paçayı Ayvalık çarşıda yiyorum” diyerek anlık bir şaşkınlığın ardından setteki herkesi gülümsetiyor. Ve Manolis Sormainis… ‘2 Yaka Bir İsmail’de Kaliope’nin eski kocası Hristo olarak izlediğimiz oyuncu, dizinin iki toplumu bir araya getirmesi açısından iyi bir fikir olduğu kanısında. “Bu anlamda bir misyon taşıyoruz bence” diyor. Din dışında toplumların birbirinin aynısı olduğunu söylüyor ve soruyor: “Neden ve nasıl sevmeyelim ki birbirimizi? Bu mümkün değil.”

Bu arada Sormainis, sete Türkçe kitaplarıyla gelmiş, bana birkaç gün önce çözdüğü alıştırmaları kontrol ettiriyor, telaffuzları soruyor. Sonuç başarılı ve kendisi bir o kadar iddialı: “Türkçeyi altı ay içinde çözeceğim, bak gör.” Sadece Sormainis değil bütün Yunan oyuncular Türkçe öğrenmeye oldukça gayret gösterdiklerini belirtiyor. Hatta çekimlere 1 ay sonra ara verilecek ama onlar dil öğrenmeye devam edecek. Hemen belirtelim, Yunan oyuncuların, Türkçe konuştukları dizinin en kilit ismi, dizinin aynı zamanda oyuncusu da olan Kostas Kortidis. Kortidis, ‘Kayıkçı’, ‘Kurşun Yarası’, ‘Hayatımın Tek Yolculuğu’, ‘Yabancı Damat’, ‘Güz Sancısı’ gibi yapımlarda, şu anda ‘2 Yaka Bir İsmail’de de olduğu gibi hem oyuncu hem diyalekt uzmanı olarak çalışmış.

Dizide Saffet adlı bir karakteri canlandıran Kortidis, Yunan oyunculara Türkçe sufle veriyor, en doğru telaffuzu yapmaları için uğraşıyor. Türkiye’nin Rum asıllı ilk devlet konservatuvarı mezunu olan Kostas Kortidis, 2007 yılında istifa edene kadar Şehir Tiyatroları’nda görev almış. Sohbetimiz sırasında sadece Atina merkezinde bile 300 özel tiyatro olduğunu söylüyor ve bu sayı karşısında şaşırdığımı görünce, golü atıyor: “Bu sayı normal. Çünkü onların resmi dini tiyatro!”

Hatırlayacaksınız, Başbakan Erdoğan ’ın “Devletin tiyatrosu mu olur? Tiyatroları özelleştireceğiz” açıklamasının ardından Amerika ve Avrupa ülkelerindeki sistemler de uzun süre konuşulmuştu. Biz de, bu kadar tiyatrocuyu bulmuşken, Yunanistan’daki durumu soralım dedik, Devlet Tiyatroları’nın özelleştirilmesiyle girdik konuya. “Yunanistan’da oyuncu kadroya geçtikten sonra ömür boyu garantili tiyatro sanatçılığı unvanını alıyor ve büyük bir suç işlemediği takdirde emekli oluncaya kadar bu unvanı koruyordu. Ancak bu sistem 20 yıl önce ne yazık ki değiştirildi” diyor Eleni Filini ve oyuncuların tıpkı burada yapılması istendiği gibi üç aylık, altı aylık ya da senelik kontratlarla çalıştıklarını, dolayısıyla hiçbir garantileri olmadığını vurguluyor.

Yunanistan’daki tiyatrocuların en büyük sıkıntılarının bu olduğunu söyleyen Filini, “Bu yola girmeyin. Tiyatrocular senede iki defa iş aramak zorunda kalabiliyor. Bu süreç bir oyuncu için çok yıpratıcı” diyor.

Keti Papanika ise kadrolu sanatçılık konusunda insanların bir güven içinde çalışmalarının önemli olduğunu söylüyor ama ona göre, bir kısım insanların kendini kadroya aldırıp yani hayatını kurtarıp, diğer insanların bundan mahrum kalması serbest rekabeti önlemiş oluyor. Sanatçının devlet memuru olması fikrini asla kabul etmediğini söyleyen Papanika, bir tiyatrocunun psikolojisi bütün hayatı boyunca bir yerde kapalı kalma duygusuyla örtüşürse, asla elinde bulundurduğu oyunculuk kıymetinin tamamını veremeyeceği görüşünde. Manolis Sormainis ise ömür boyu devlet memuru olma durumunun kalkmasının hem iyi hem kötü olduğunu düşünenlerden:

“Bir topluluğun belli bir kadrosunun olması iyi bir şey çünkü her zaman elinin altında istediğin kadar oyuncu bulunuyor. Ama öbür taraftan çok kötü: 10.000 oyuncu var ve hepsi çalışmak, Devlet Tiyatroları ve Etnik Tiyatro’da yer almak istiyor. Bir Devlet Tiyatrosu ya da bir Şehir Tiyatrosu’nun 100 oyuncusu varsa, 50 tanesinin eskilerden yani o çekirdek kadrodan olması gerekiyor ki deneyimlerini öbür 50 oyuncuya aktarsınlar. Yani hem sözleşmeli hem kadrolu oyuncular olmalı. Böylelikle tiyatronun ne sanatsal gücü ne de oyuncunun sahne üzerindeki performansı düşer” diyor.

GENÇ EKİP

Giannis Hatzigeorgiou: Hatzigeorgiou, dizide Kaliope’nin ilk evliliğinden olan oğlu Adonis rolünde, gündüzleri hediyelik eşya dükkânında çalışıyor, akşamları Takis’in meyhanesinde şarkı söylüyor. Genç oyuncu 21 yaşında ve daha önce birkaç kez reklam filmlerinde oynamış. Babasının teşvikiyle küçük yaştan beri tiyatroyla iç içe. Müzikle ilgileniyor olmasının diziye seçilmesinde payı olduğunu düşünüyor. Ayvalık’ın en çok sessiz, sakin halini seviyor.

Georgina Liossi: Liossi’yi, İsmail ile Kaliope’nin kızı Narissa olarak izliyoruz. Açıksözlü, lafını esirgemeyen Narissa, abisi Adonis’e çok düşkün. Liossi, psikoloji okurken, reklamlarda da oynamaya başlamış, bir de filmi var. Liossi’nin büyükannesi mübadele ile göçmüş. Ailesi Ayvalık’ta bir dizide rol alacağını öğrendiğinde çok duygulanmış.

Nikos Mavrakis: Narissa’nın okul arkadaşı Dimitris rolündeki Mavrakis, 24 yaşında. Önce tıbbi malzemelerle ilgili bir yüksekokulda okumuş, ardından da konservatuvar eğitimi almış. Yabancı dillere meraklı ve farklı ülkede reklam filmleri çekmiş. Yabancı bir ülkede yaşama ve başka bir dilde oyunculuk yapma fikri kendisini çok heyecanlandırmış. Sette olabildiğince Türkçe konuşuyor, duyduğu her yeni kelimenin anlamını soruyor.

Radikal -İPEK İZCİ


Ξενοδοχεία στην Κωνσταντινούπολη


Ξενοδοχεία στη Σμύρνη


Ξενοδοχεία στην Καππαδοκία